Okullarda Akran Zorbalığı: Bilimsel Gerçekler ve Çözüm Yolları
Akran zorbalığı, eğitim ortamlarının en ciddi sosyal sorunlarından biridir. Çocukların ruh sağlığını, akademik gelişimini ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyen bu durum, yalnızca bireylerin değil, toplumun da geleceğini yakından ilgilendirir.
Akran Zorbalığının Tanımı:
Olweus (1993), akran zorbalığını ‘bir ya da birden fazla öğrencinin, kendisini savunmakta zorlanan başka bir öğrenciye yönelik kasıtlı ve tekrarlayan saldırgan davranışları’ olarak tanımlar.
Bu davranışlar;
Fiziksel (itme, vurma, eşyalarını zarar verme)
Sözel (küçük düşürme, lakap takma)
Sosyal (dışlama, dedikodu yayma)
Siber (sosyal medyada hakaret, ifşa) şeklinde ortaya çıkabilir.
Yaygınlık ve Araştırma Bulguları:
UNICEF’ in 2019 raporuna göre dünyadaki her üç öğrenciden biri, akran zorbalığına uğradığını bildirmiştir.
Türkiye’de yapılan araştırmalarda ise öğrencilerin yaklaşık %30 - %40’ ı zorbalığa maruz kaldığını ifade etmektedir. (Pişkin, 2010)
Zorbalık sadece mağdurları değil, tanık olan öğrencileri de olumsuz etkiler; kaygı ve güvensizlik ortamı yaratır.
Çocuklar Üzerindeki Etkileri:
Bilimsel çalışmalar zorbalığa uğrayan çocuklarda:
Düşük benlik saygısı,
Akademik başarıda gerileme,
Kaygı, depresyon ve uyku problemleri,
Uzun vadede sosyal ilişkilerde zorluk ve yetişkinlikte ruh sağlığı sorunları görülebileceğini ortaya koymuştur. (Rigby, 2013)
Önleme ve Müdahale Yöntemleri:
Araştırmalar, tek başına cezai yaklaşımların yetersiz olduğunu göstermektedir.
Etkili bir mücadele için:
Okul politikaları; tüm okul genelinde zorbalığı reddeden açık kurallar ve yaptırımlar belirlenmelidir.
Farkındalık programları; öğrencilere empati, iletişim ve problem çözme becerileri kazandırılmalıdır.
Öğretmen eğitimi; Zorbalık davranışlarını fark edebilmek ve doğru şekilde müdahale edebilmek için öğretmenler desteklenmelidir.
Aile işbirliği; ebeveynler çocuklarının sosyal ilişkilerini takip etmeli, zorbalık belirtilerini fark ettiğinde okul ile işbirliği yapmalıdır.
HEMEN PAYLAŞ