Tiyatro ve Doğaçlamanın, Duygularını İfade Etmek ve İletişimi Düzeltmek Üzerine Etkisi

Tiyatro ve Doğaçlamanın, Duygularını İfade Etmek ve İletişimi Düzeltmek Üzerine Etkisi

Sözlü edebiyat ile birlikte ortaya çıkan tiyatro, en köklü sanatlardan biridir. İlk tiyatro oyunu M.Ö 6. yüzyılda sahnelendi ve geniş kitleler tarafından büyük beğeniyle kazandı. Günümüzde de en çok sevilen sanat dallarından biri olan tiyatro, Antik Yunan döneminde en parlak dönemini yaşamıştır.

 Doğaçlama Tiyatro Nedir?

Bir metne bağlı kalmadan sahnelenen oyunlara doğaçlama tiyatro denir. İlk kez İtalya’da ortaya çıkan bu tiyatro türü ”Commedia dell’Arte” ve ”Tuluat” isimleriyle biliniyor.

 Tiyatronun Duygularını İfade Etmek Üzerine Etkisi

doğaçlama

Bir tiyatro eseri kaleme almak ya da bir oyunda rol almak, doğrudan doğruya hitap ettiğin izleyici kitlesiyle aynı havayı solumak ve sanatını icra etmek anlamına geliyor. Bu sanat türünü, başta sinema olmak üzere diğer sanat dallarından ayıran başlıca özelliklerinden biri budur. Örneğin bir sinema filmi montaj aşamasından sonra izleyicilerle buluşur. İzleyiciler senaryoda anlatılanları ve oyuncuları bir perde ya da ekran üzerinden izler.

Tiyatroda ise hiçbir aracı yoktur. İzleyiciler ile oyuncular aynı havayı solur, aynı atmosferi paylaşır. Oyunun içinde karakterin hissettiği ve hissettirdiği tüm duygular üç boyutlu bir ortamda direkt seyirciye taşınır. Bu duyguların aktarımı açısından son derece önemli olup hem izleyici hem de tiyatrocular açısından büyük avantajdır. Oyuncular komik bir sahnede izleyicilerin kahkahasını duyma ayrıcalığına sahiptir.

Dolayısıyla tiyatro duyguların ifade edilmesi, aktarılması ve paylaşılması bakımından en verimli sanat dallarından biridir.

 

 Doğaçlamanın İletişimi Düzeltmek Üzerine Etkisi

umayblogyazısı

Günümüzün en çok sevilen ve ilgiyle izlenen tiyatro türlerinden biri olan tuluatın iletişim üzerindeki etkileri şu şekilde sıralanabilir:

 

 1- Hızlı düşünme ve cevap verme yeteneği kazandırır:

 

Diğer tiyatro türlerinde her oyuncu Text adı verilen metinlere sadık kalmak zorundadır. Yalnızca repliğini unuttuğu zamanlarda doğaçlama yapabilir. Tuluatta ise olay örgüsü serbest çağrışımla, yani hızlı düşünüp aynı hızla cevap veren oyuncuların pratik zekalarıyla kurulur. Doğaçlama metodu, hem hızlı düşünme ve cevap verme yeteneği kazandırır hem de serbest çağrışımlarla hayal gücünü zenginleştirir.

 

 2- Bir fikrin kolektif bir şekilde gelişmesini sağlar:

 

Doğaçlama sergilenen her tiyatro oyunu önceden tasarlanmamış bir replik ile başlar. Bu replik aynı zamanda oyunun ana fikrini oluşturur. Diyalogların anlamlı ve olay örgüsü ile uyumlu olması şarttır. Giriş bölümünden sonra olaylar gelişir ve bir sonuca bağlanır. Doğaçlama tiyatro izleyicilere iletişimde uyumlu olmanın önemini ve püf noktalarını gösterir.

 

 Tiyatro Sanatının İletişime ve Diğer Sanat Dallarına Katkıları

umaytiyatroblogyazısı

Tıpkı aşık geleneğinde olduğu gibi doğaçlama tiyatroda da hız, uyum ve ahenk son derece önemlidir. Sanat tarihimizde masallar ve aşık edebiyatı kadar tuluat da geniş bir yer tutar. Bununla birlikte her tiyatro oyunu aynı zamanda bir edebiyat eseridir. Bir romanda ya da hikayede yer alan tüm ana ögeler tiyatroda da bulunur. Bu temel ögelerin balında olay örgüsü gelir. Diğer temel unsurlar ise karakterler, zaman ve mekandır.

 Tiyatro İle Yeni İletişim ve İfade Biçimleri

Her sanat dalı gibi tiyatro da topluma yol gösterir ve ışık tutar. Replikler, diyaloglar ve doğaçlama bir şekilde sonuca bağlanan olay örgüsü ile izleyicilere farklı iletişim ve ifade biçimlerinin de olabileceğini gösterir.

Doğaçlamanın tüm bu etkilerinden bahsetmişken sizleri Onur Atilla ile Hobi & Tiyatro atölyesine bekleriz!

İlginizi çekebilir: https://umaylayasam.com/kitap-okumanin-ve-cozumlemenin-hayal-gucu-uzerine-etkisi/

Kitap Okumanın Ve Çözümlemenin Hayal Gücü Üzerine Etkisi

Kitap Okumanın Ve Çözümlemenin Hayal Gücü Üzerine Etkisi

Edebiyatın diğer sanatlardan en büyük farkı hem yoruma hem de çözümlemeye dayalı olmasıdır. Örneğin bir film izlerken olaylara senaristin bakış açısından ve yönetmenin perspektifinden bakmak zorunda kalırız. Ancak aynı zorunluluk kitap okurken geçerli değildir. Bu nedenle kitaplar sadece diksiyonumuzu ve kelime dağarcığımızı geliştirmez. Hayal gücümüzü sonuna kadar kullanmamıza izin verir ve bize bilinmeyen dünyaların kapılarını aralar.

Yazarlara Göre Kitaplar ve Hayal Gücü

Birçok yazar ve düşünür kitap okumanın hayal gücü üzerinde sayısız etkileri olduğunu savunmuş ve eserlerinde de bu etkilerden bahsetmiştir. Örneğin Arjantinli yazar Carlos Maria Domingez kaleme aldığı Kağıt Ev romanının başkarakteri ”Kitaplar insanların kaderlerini değiştirir” der. Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’un Yeni Hayat kitabı ”bir gün bir kitap okudum ve büyün hayatım değişti” cümlesi ile başlar.

Daha birçok yazar insanın ancak edebiyat ile mutlu olabileceğini, çünkü kitapların insanların kaderini değiştirecek kadar güçlü olduğunu ifade etmiştir. Çünkü romanların, hikayelerin, şiirlerin bize sunduğu dünya en az hayal gücümüz kadar geniştir. Ve okuduğumuz her kitapta hayal gücümüz biraz daha zenginleşir.

Roman Okumanın Hayal Gücü Üzerine Etkileri

 

kitapokuma

Roman ve hikaye gibi kurgusal metinlerde karakterler ne kadar betimlenirse betimlensin insanın hayal gücü ile harmanlanır. Çünkü edebiyatta doğrudan görsellik söz konusu değildir. Aynı durum hikayelerde anlatılan olaylar ve mekanlar için de geçerlidir. Lev Tolstoy ya da Fyodor Dostoveyski’nin bir romanını okurken herkes kafasında farklı mekanlar ve sahneler canlanır.

Kurgusal kitaplarının hayal gücüne en büyük katkılarından bir diğeri tamamen imgelere dayalı olmasıdır. Yazarın anlattıkları ile okurun hayal ettikleri birleşince kurgu ile gerçeklik iç içe geçer. Bu durumu ünlü bir edebiyat kuramcısı şu şekilde özetlemiştir: ”Yazar kalemiyle, okur düş gücüyle yazar.”

Şiir Okumanın Hayal Gücüne Katkıları

Sadece roman ve hikaye değil şiir okumak da hayal gücünü geliştirir. Didaktik şiirlerde ufkumuzu genişleten bilgiler öğreniriz. Pastoral şiirler okurken gözümüzün önüne daha önce hiç gitmediğimiz yerle canlanır. Lirik ve romantik şiirler ise doğrudan insanların duygu dünyasına seslenir. Şiir, roman, hikaye ve diğer türleriyle edebiyat sadece fikir dünyamızı geliştirmekle kalmaz, hayal gücümüzü de arttırır.

Kitap Okumanın ve Çözümlemenin Çocuklara Faydaları

 

cocukhayalgücü

Kitap okumak ve çözümlemek sadece yetişkinlerin değil çocukların da hayal dünyasını besler. Olayları farklı bakış açılarıyla değerlendirmeyi öğrenirler. Bununla birlikte edebiyatın en büyük faydalarından biri de okurlara empati yeteneği kazandırmasıdır. Başka başka karakterlerin hayat hikayelerini okumak, ön yargıları yıkar. Kitaplar büyüyen her çocuk ikili ilişkilerinde kendisini başkalarının yerine koymayı bilir.

Sonuç olarak kitap okumak yeni ufuklar açar, bizden farklı düşünen ve yaşayan insanlara saygı duymayı öğretir.

Televizyon, İnternet ve Telefon Yerine Kitaplar

Televizyon karşısında ya da internet başında saatlerce vakit geçirmesinin birçok yıkıcı etkisi vardır. İleride pişmanlığı beraberinde getirecek olan bu yıkıcı etkilerin başında zaman kaybı geliyor Ayrıca sürekli video ve televizyon izlemek, hayal dünyasının körelmesine neden olmaktadır. Buna karşın edebiyat yaratıcı düşünceyi geliştirir ve kültür seviyemizi arttırır. Her yeni kitap keşfedilecek yeni bir dünya, tanışılacak yeni karakterler demektir. Bu dünyaların ve karakterlerin sayısı arttıkça hayal gücümüz de aynı oranda zenginleşecektir.

Kitap okumanın, dahası derin okumanın gücüne şahit olmak isterseniz Umay’da Hakan Akdoğan Derin Okuma etkinliğine davetlisiniz!