Sorunun Gücü!

Hayatınızda kaç konuyla ilgili cevaplara ihtiyacınız var?

İhtiyacınız olan cevaplara ulaşmanın yolunun, yerinde sorular sormaktan geçtiğini söylesek ne düşünürdünüz?

Değerlerin hayattaki en temel mesele olduğuna inanmış Nietzche’den birkaç soruyla devam edelim;
Neyi seversin?
Neye öncelik veririsin?
Hayatında neyi ciddiye alırsın ve neyi önemsiz görüp bir kenara bırakırsın?
Bu sadece neye inandığın ile ilgili değil; bu konuda nasıl davranıyorsun, alışkanlıklarında, seçiminde bunları yansıtabiliyor musun?
Aldığın her bilgiyi içselleştirip onu kendine dönüştürebiliyor musun? Sen o bilgi misin?
Bu kısacık soruların cevaplarını düşünün. Cevaplarının nedenlerine odaklanın, sizi siz yapan öze inen yol bu sorulardan geçebilir.
Eğer değerlerimiz hayatımızın temelini oluşturuyorsa, gündelik yaşamımızın da her alanını kaplaması gerekmez mi? Kaçımız attığımız her adımı değerlerimizi düşünerek atıyor?
Nietzche, çoğunlukla etrafındaki insanların yanlış değerlere sahip olduklarını düşünüyordu. Nietzche’ye göre, onlar yanlış değerleri, yanlış nedenlerle önemsiyorlardı. Peki, sahip olunması gereken doğru değerler nelerdi?
 

Şimdi hayatınızın ana, önemli alanlarını düşünün, işinizi, ailenizi, ilişkilerinizi.
İnsan tüm doğru değerlerine sahip çıksa ve onları yaşasa nasıl bir iş hayatı olurdu?
Nasıl bir ailede yaşardı?
İlişkileri nasıl olurdu?

Bugün kişisel gelişim alanında yayınlanan bilgiler arasında bana uygun olanı bulmaya çalışırken en çok şunu sorarken yakaladım kendimi ‘’Hangisi hakiki bilgi?’’.

Ben cevabını Tanrılar Okulu yazarı Stefano Anna’da buldum; “Dışarıdan bilgi almazsınız, hakiki bilginin kaynağı sizsiniz.” Kendi hikayemin yolculuğunda pek çoğumuz gibi bilginin okullarda öğretildiğine inandım. En iyi kolejden, en iyi üniversiteden, en iyi öğretmenden ders almak gerektiğine inandırıldım. Yoksa seni bu işe almazlar, bu toplulukta kabul görmezsin gibi ikinci el inançlar ile donatıldık. Size ait olmayan inançları bıraktığınızda elinizde neler var? “Bu” fikre ne zaman kapıldığınızı hatırlıyor musunuz?

İşinizi düşünün. Pazartesi sendromu yoktur, sizi mutsuz eden işleriniz vardır cümlesini hatırlayın. Şimdi tüm bahaneleri bir kenara bırakın ve sorun;

İşiniz ilham verici olabilir mi?
Kendi potansiyelinize ulaşabilir misiniz?
Varoluşunuzun sebebini bulabilir, onu yaşabilir misiniz?


Mehtap Kurbanzade

Koç ve Rüya Analisti

Umay Bilim Sanat Yaşam Merkezi - Copyright © 2017.